Cumhurbaşkanı Erdoğan, canlı yayında soruları yanıtladı: (4)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Karadeniz’de keşfedilen doğal gaz ve Gabar’da bulunan petrolün, Türkiye’yi ciddi anlamda rahatlatacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TVNET canlı yayınında soruları yanıtladı.

Muhalefetin savunma sanayisinde atılan adımlara yönelik eleştirilerinin arkasında hangi gerekçelerin bulunduğu sorusu üzerine Erdoğan, “TEKNOFEST’te toplam ziyaretçi sayısı 2,5 milyondu. Bu tabii bunları çılgına döndürüyor. Çünkü gelenlerin kahir ekseriyeti genç. Bir taraftan da diyorlar ki ‘Gençler bize destek verecek’. Nerede size destek verecek? Gençler ortada. 2,5 milyon genç. Bunun nereden bakarsan bak, en az 1,5 milyonu hatta daha fazlası TEKNOFEST’e geldi.” ifadesini kullandı.

Muhalefetin savunma sanayisine çılgınca saldırdığını belirten Erdoğan, İHA’ların, SİHA’ların, Akıncı’nın ve Kızılelma’nın, muhalefeti rahatsız ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Diyorlar ki ‘Erdoğan bunun kayınpederi. Erdoğan bunlara destek veriyor’. Ben o zaman diyorum ki eğer samimiyseniz, dürüstseniz çıkın şu anda devletten Baykar grubuna verilen destek nedir bunu açıklayın. Bunu açıklayamıyorsunuz. Bu namus meselesi. Allah rahmet etsin, dünürüm bu işlerde bırakın kredi almayı, arsa noktasında dahi devletin arsalarından veya arazilerinden kesinlikle kabullenmezdi. ‘Paramı veririm, ben öyle arsa sahibi olurum’ derdi. Hep böyle gitmiştir. Şu anda çocuklar da öyle. Aynen babanın gittiği izden gidiyorlar.”

“Mesele, Türkiye’nin kendi iradesi ve gücüyle bu başarıları kazanıyor olması”

Muhalefetin, Atatürk Havalimanı ile ilgili attıkları adımdan da rahatsızlık duyduğuna işaret eden Erdoğan, “Orada dünyaya bir görüntü veriyoruz. Nedir bu? Savunma sanayinde biz nereden nereye geldik, bunu gösteriyoruz. Bunun yanında bir de gençliğimiz, halkımız ‘Ya ben neymişim? ya bizde bunlar da mı var’. Bunu görüyor. Bakıyorsunuz işte orada İHA, SİHA, Akıncı ve bütün bunlarla beraber şimdi zirve yapan Kaan. Şimdi onu da çıkardık. Bu da tabii TUSAŞ’ın önemli bir adımı. Bunlar niye rahatsız ediyor? Bunlar rahatsız olsa da olmasa da mesele, bir öz güven meselesidir. Bunların rahatsızlığı, yapılan işlerden değil, bu işlerin ülkemize ve milletimize kazandırdığı öz güvenden dolayıdır. Aynı işleri küresel firmalar yapsa ve bize parasıyla satsaydı emin olun hiçbirinin sesi çıkmazdı. Burada mesele, Türkiye’nin kendi iradesi ve gücüyle bu başarıları kazanıyor olmasıdır.” diye konuştu.

Bu araçların artık tüm mühimmatlarının da yerli ve milli olduğuna dikkati çeken Erdoğan, 21 yıldır sürdürdüğü Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı görevlerinde bütün bu kazanımların elde edildiğini dile getirdi.

Erdoğan, Havelsan, Aselsan ve Roketsan’ın ciddi manada üretimler yaptığına işaret ederek, şu görüşleri paylaştı:

“Şimdi çıkmış masanın etrafındakilerden bir tanesi, ‘Ben bunlara işte destek verdim’ diyor. Ne verdin? Sen ne yaptın da verdin? Çık açıkla, ‘Şunu verdim’ de. Baykar’a ne verdin? Havelsan, TUSAŞ bunlarla ilgili, Roketsan’la ilgili ne yaptın? Açıkla. Senin ne yaptığını bu millet çok iyi bilir. Hele hele ben çok daha iyi bilirim. Çünkü senin dün söylediğini, bugün inkar ettiğini biz iyi biliyoruz. Biz savunma sanayinde bugüne kadar elde ettiğimiz başarıları CHP zihniyetinin ve FETÖ’nün engellemelerine rağmen elde ettik. Onların ne dediklerine bakmadık. Sadece yaptığımız iş milletin hayrına mı, faydasına mı olacak ona baktık. Savunma sanayi atılımlarımızın sağladığı faydaları da terörle mücadelede görüyoruz. Ama tabii savunma sanayinde attığımız her adım zor oldu. Bugün niçin çıldırıyorlar? Sen Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te, Bestler Dereler’de gireceksin bunların inlerine, bunlar sana ‘Hoş geldin’ derler mi? Onun için de ne diyorlar? Bay bay Kemal açıklama yapıyor, ‘S-400’ü biz gelince depoya kaldıracağız’. Kafaya bak. Bu S-400’ler nedir? Savunma sistemleri. Nasıl depoya kaldırırsın? Sana bu yetkiyi kim veriyor? Zannediyor ki bu işler böyle yolda geçerken buldum. Hayır. Zaten böyle bir imkanı benim milletim sana vermeyeceği gibi kalkıp bu tür çok çok stratejik ürünlerin elden çıkmasına da fırsat vermeyecektir.”

İktidara geldiklerinde, savunma sanayisindeki yerlilik ve millilik oranının yüzde 20 seviyesinde olduğunu anımsatan Erdoğan, bunu yüzde 80’e çıkardıklarını, bu oranı daha da artıracaklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de savunma sanayisinde 62 proje yürütülürken, bugün bu sayının 750’yi geçtiğini ve bu projelerin 5,5 milyar dolar olan bütçesinin de bugün 75 milyar dolar seviyesine çıktığını vurguladı.

Bunları, AK Parti hükümetlerinin gerçekleştirdiğini ifade eden Erdoğan, en son hayata geçirdikleri projelerden Hürjet’in ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdiğini, insansız savaş uçağı Kızılelma’nın irtifa testlerinin sürdüğünü, dünyanın ilk SİHA gemisi vasfını taşıyan TCG Anadolu’nun, Denize Kuvvetleri’ne teslim edildiğini kaydetti.

“Türkiye’nin cari açık konusu daha çok enerjiden kaynaklanıyordu”

Erdoğan, muhalefetin ekonomi vaatleri ve Batı’nın 14 Mayıs seçimlerine verdiği öneme ilişkin soru üzerine, Türkiye’nin cari açık vermesinin, daha çok enerjiden kaynaklandığını ve borçlanmanın yarısının enerjiyle ilgili olduğunu ifade etti.

Bu konuyla ilgili Rusya ile farklı adımlar atıldığına ve doğal gazın Türkiye’nin en önemli borçlanma ürünü olduğuna işaret eden Erdoğan, “Tabii bu Karadeniz doğal gazı, Gabar (petrolü); bu iki önemli adım, bizi ciddi manada rahatlatacak.” sözlerini sarf etti.

Türkiye’yi, ilk imzasını CHP’nin attığı IMF tuzağından kendilerinin kurtardığını belirten Erdoğan, “Başbakanlığım döneminde Davos’tayız. Davos’ta bu Bebecan, o da benimle beraber o zaman ve IMF Başkanıyla konuşuyoruz. Dedim ki ‘Siz alacaklarınızı tahsil ediyor musunuz? ‘Ediyoruz’ dedi. ‘Fakat siz benim görevimi de üstleniyorsunuz. Türkiye’nin başbakanı benim. Türkiye’yi ben yöneteceğim. Siz değil. Siz alacağınızı tahsil ediyorsunuz. Dolayısıyla buna devam. Ama ülkemin yönetimine, siyasi kararları almasına asla müdahale edemezsiniz’ dedim.” ifadesini kullandı.

Erdoğan, Türkiye’nin 2013’te IMF’ye olan 23,5 milyar dolar borcunu sıfırladıklarını anımsatarak, o dönem 27,5 milyar dolar olan Merkez Bankası rezervinin bugün 115 milyar dolara ulaştığını aktardı.

Merkez Bankasının dolar rezervinin artacağına inandığını kaydeden Erdoğan, muhalefetin kendilerine “IMF’den borç alın” tavsiyesinde bulunduğunu, ancak buna başvurmadıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin şu an IMF’ye borcunun olmadığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’ye önce borç sonra buyruk vermeye alışanlar, mayıs 2013’ten sonra saldırılarını artırdı. Gezi olayı, Çukur eylemleri, terör saldırıları, kur döviz saldırıları, darbe teşebbüsleri… Tüm bunlara milletimizin desteğiyle biz karşı koyduk. Bağımsız ekonomik adımlar attık. Finans sistemimizi güçlendirdik. Merkez Bankamız rekorlar kırdı. Bankacılık sistemimizin sermayesini tahkim ettik. Küresel ekonomik krize rağmen ekonomisi büyüyen birkaç ülkeden biri olduk. Tüm bunlara karşılık bay bay Kemal ne yaptı? Tekrar ekonomisi kırılgan, savunması dışa bağımlı bir ülke haline gelmemiz için kapı kapı dolaştı. İnanın bunlar boş. Kimse bay bay Kemal’e değer vermez. Neyi verecek? Adam diyor ki ‘300 milyar dolar getireceğim’. Ne karşılığında getiriyorsun? Tefeciler buna güya söz vermişler. Tefecilerin verdiği sözle para getirecekmiş. Bu zat biliyorsunuz, başarısızlığının kitabını yazmış birisidir. Kitap değil, broşür. SGK’nın başındayken böyle bir broşür yazdı. Yarım asra yaklaşan siyasi hayatımda ülkesini borçlandırma vaadiyle ortada dolaşan başka bir siyasetçi görmedim. Batı’nın 14 Mayıs seçimlerine ilgisi de buradan kaynaklanıyor. Önce borç sonra emir verecekleri aparat olarak bay bay Kemal’i seçtiler.

Makam, koltuk hırsları da koalisyon masasını birilerinin oyuncağı haline getirdi. Biz enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için attığımız adımlarda karşımızda bunları bulduk. Allah’a hamdolsun, milletimiz tüm bu adımlarımızın faydalarını görüyor, hissediyor, yaşıyor. Mesela Karadeniz gazı. Bu kaynak bizi sadece enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmayacak, enerjide üretici ülke konumuna girmemizle oluşacak refah artışı hayatın tüm alanlarına yansıyacak. Her bir vatandaşımız cebinde, mutfağında bunun faydalarını görecek. Şimdiden zaten görmeye başladı.”

(Sürecek)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir